
Şeriat hukukunda bile, 'oğulun suçu babaya yükletilemez.' Yani Orta Çağ mahkemeleri dahi; bir kişinin suçunu başka birisine yüklemiyordu. Gel gör ki 'Şike Davası' denilen soruşturmada; (var ise) başkalarının suçu; Aziz Yıldırım'a ve dolayısıyla da Fenerbahçe'ye yıkılmak isteniyor.Günlerdir şike iddianamesini okuyorum. Gördüğüm temel gerçek şudur:Savcı Mehmet Berk; baştan Aziz Yıldırım'ı suçlu kabul etmiş. Bu yüzden de iddianamede ilgili bölümü 'Aziz Yıldırım Liderliğindeki Suç Örgütü' (Sayfa 147) başlığı ile vererek tavrını ortaya koymuş. Okuduğunuzda görüyorsunuz ki her kulüp yönetiminde görülen normal işleri; mafya eylemleri gibi göstermeye kalkışmış. Amaç da belli ki operasyonu şikeden çıkartıp suç örgütüne dönüştürerek Aziz Yıldırım'ı ağır bir cezaya mahkum ettirmek. Savcı Bey; Aziz Yıldırım'ın eylemlerinden ve konuşmalarından çetelik bir şey bulamayınca onu Olgun Peker ile bağlantılamaya kalkışmış.ÖZEL YETKİLİ YETKİSİZDİR
Savcı Berk aramış taramış amma Aziz Yıldırım'ı Olgun Peker'e doğrudan doğruya yapıştıramamış. Ne yapsın Savcı Bey; o zaman diyor ki: 'Kendisi konuşmuyor da aracılar üzerinden konuşuyor.'Olgun Peker; dönemin TFF Başkanı Mahmut Özgener ile dahi konuşuyor ama belli ki Aziz Yıldırım ile konuşamıyor. Yıldırım onu muhatap bile almamış.Fakat; Savcı Bey'e çete gerekiyor ya başkalarının ilgisiz telefon konuşmasına bakarak Aziz Yıldırım'ı çete başı yapmaya kalkışıyor. Dediğim gibi bu hukuk mantığı Orta Çağ'da bile terk edilmişti. Savcı Berk, 'suçların şahsiliği' ilkesini açıkça çiğnemiştir. Mahkeme de bu haksızlığa uymuş; iddianameyi kabul ederek hata yapmıştır. Şike davasına bakan özel yetkili mahkeme; bu dosyayı bir an önce normal mahkemeye devretmelidir. Çünkü bu iddianame; belgelere değil Savcı Berk'in Yıldırım'ı cezalandırabilmek amacıyla yazdığı hayali senaryoya dayanıyor FB YÖNETİMİNE HAKARET
Savcı Berk; Aziz Yıldırım'ı suçlu gösterebilmek için neler kurgulamıyor ki. 148. sayfada; 'Fenerbahçe'nin yüksek geliri ve yöneticilere sosyal ekonomik konum sağladığı için Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütünün yönetimi bırakmadığını' iddia ediyor. Bu gerekçe ile Beşiktaş Başkanı Sayın Demirören'i de Sayın Sadri Şener'i de suç örgütü lideri yapabilirsiniz. Sadece bu kadar mı? Aziz Yıldırım ve çetesi; meğer Ali Koç, Nihat Özdemir, Abdullah Kiğılı, Cihan Kamer gibi onlarca şirketi yöneten isimleri de kandırmış. Bunlar çeteyi görememişler de Savcı Berk hemen çözmüş.Peki Savcı Bey; sonuçta Fenerbahçe'yi çökertecek suçlamalar yaparken Fenerbahçe'nin bu tepe yöneticilerini çağırıp da onlara Aziz Yıldırım'ın yaptıkları (!) hakkında hiç soru sormuş mu? Ne yazık ki hayır!Demekki Savcı Berk; bu önemli işadamlarımızın Aziz Yıldırım'ı suçlayacak bir ifade vermeyeceklerini biliyordu ki onlara tanık olarak soru sormadı. Sadece bu bile Savcı Berk'in taraflı davrandığını, görevini ihmal ettiğini göstermeye yeter. TFF NİYE YOK
Savcı Berk'in Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe'yi suçlu çıkartmak için takındığı yanlı tavır iddianamenin her yerinden fışkırıyor. Buyurun 151. sayfadan bir cümlecik: '...Mahmut Özgener'in (TFF Başkanı) Aziz Yıldırım'ın futbol camiası içindeki gücünden faydalanabilme adına, şahsa, her türlü desteği verdiği, Fenerbahçe Kulübüne Federasyondan usulsüz şekilde paralar aktarıldığı, bu paraların şike faaliyetlerinde kullanıldığı...'Bu ağır suçlamaya karşın Savcı Berk hep suçladığı eski TFF Başkanı Özgener'i şike soruşturmasına dahil etmemiştir. Bu bile amacın şikeyi soruşturmak değil Aziz Yıldırım'ı çeteci gösterip ezmek olduğunu ispata yetiyor.Özetle: Bu iddianame hayali; yani Baba filminin senoryosunu yazar gibi yazılmış.
Kamuoyunda şike operasyonu diye bilinen soruşturmayı Savcı Mehmet Berk; Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 250. madde kapsamına soktu. Böylece de şike iddiasını; 'Haksız ekonomik çıkar sağlamak amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde cebir ve tehdit uygulanarak işlenen suçlar' haline getirtti. Zaten Aziz Yıldırım hakkında 'Haksız ekonomik çıkar sağlamak amacıyla suç örgütü kurup yönetmek suçumdan' (İddianame, s. 385) ceza istiyor. Ama iddianamede (sayfa 152) Aziz Yıldırım'ın suçu şöyle anlatılıyor: 'Şüpheli Aziz Yıldırım tarafından oluşturulan suç örgütünün, Süper Lig'de oynanan maçların sonuçlarını Fenerbahçe Futbol Takımı'nın lehine olacak şekilde şike yapmak/teşvik primi vermek suretiyle etkilemek amacıyla kurulduğu ve faaliyet yürüttüğü...'Şimdi hem Savcı Berk'e, hem de onun iddianamesini kabul eden özel yetkili mahkemeye soruyorum: Aziz Yıldırım'ın suçu hangisidir: 'Haksız ekonomik çıkar sağlamak' mıdır yoksa 'şike yapmak' mıdır? DOSYALARI ŞİŞİRDİ
İddianameyi dikkatlice okuyunca görüyoruz ki ; Savcı Berk; davayı içinden çıkılmaz hale getirmek için ilgili, ilgisiz hatta gereksiz telefon konuşmalarını yığarak kafa karıştırmaya ve ortada ciddi bir suç varmış izlenimi yaratmaya çalışmış. Sadece bu da değil. Sayın Savcı, örneğin Can Arat isimli futbolcunun bayan arkadaşı ile yaptığı tamamen özel telefon konuşmasını da dosyaya koymuş. Bu itibarsızlaştırma ile davanın ne ilgisi var acaba? Bu özensizlik her yerden fışkırıyor. Savcı Berk, biliyor ki Aziz Yıldırım ve arkadaşlarını suç örgütü gösterebilmek için 'Cebir ve tehdit' uygulaması bulması lazım. Bu yüzden de bula bula 8 Mayıs 2011'deki Fenerbahçe Mali Genel Kurulu'ndaki olayları buluyor. Ayrıca Aziz Yıldırım ile kan davalı gibi duran Hakan Bilal Kutlualp, Aziz Yılmaz gibi isimlerin ifadesine sarılıyor. Bu ispatı mümkün olmayan iddiaları Savcı Mehmet Berk öyle yorumluyor ki sanki karşımızda bir kulübün başkanı değil de Amerikalı meşhur ganster Al Capone var...Örneğin İlhan Ekşioğlu ile yaptığı konuşmada Aziz Yıldırım, 'Durumlar nasıl' diye soruyor; Ekşioğlu; 'Gayet güzel, iyi, problem yok.' cevabını veriyor. İşte bu konuşma bile suç örgütünün delili gibi gösteriliyor
OLGUN PEKER NE DEMİŞ
Savcı Berk; Olgun Peker üstünden giderek Aziz Yıldırım'ı çete lideri gibi göstermeye çalışıyor ama belli ki Olgun Peker, Aziz Yıldırım'ı istemiyor. Bakın 07.04.2011 tarihinde Olgun Peker ile İlhan Yüksel Ekşioğlu arasındaki konuşmaya: Olgun: Aziz Yıldırım artık yaşlandı; yeni başkanlar lazım artık bu ülkeye.İlhan: Valla gittikçe gençleşiyor.Olgun: Beklemeyelim mi boşuna? (Bakınız: Tape 2021)Bu konuşma gösteriyor ki Olgun Peker; Aziz Yıldırım'ın bir an önce o görevden gitmesini beklemektedir. Savcı Berk; neden bu gerçeği görmezden geldi dersiniz?YA İNCE İŞLER
Fenerbahçeli yöneticilerin her konuşmasını suç örgütünün cebir ve şiddete dayalı eylemleri gibi gösteren Savcı Berk; iş Trabzon'a gelince 'Trabzonspor Kulübü merkezli yapılan teşvik primi girişimleri' başlığını (sayfa 367) kullanarak birden bire işi 'girişim' ile sınırlıyor.Ben burada Trabzonspor adına yürütülen o girişimleri sorgulayacak değilim. Ama Fenerbahçe tarafının yaptığı da aynı şey. Birisini cebir ve şiddete dayalı çete yapacaksın; kesinmiş gibi hükmedeceksin, öbür tarafı 'girişim' kabul edip hafifleteceksin.İşin içine iddianameden çıkartıldığı söylenen tapeleri de sokmuyorum... Trabzon'a el altından verildiği söylenen 6 milyon dolar da benim işim değil. Trabzonspor yöneticisi Nevzat Şakar ile eski belediye başkanı Volkan Canalioğlu'nun AKP üzerinde baskı kurarak neticeye gitme konuşmalarını da... Ama Şehircilik Bakanı Sayın Bayraktar'ın, 'Kupayı Trabzon'a getirmek için çok ince ayarlı çalışma yapıyoruz' sözünün bu davayı CMK 250'ye sokmada etkisinin olup olmadığını çok merak ediyorum.
Adil olalım... Aşağıda mahkeme varsa Yukarıda da Allah var...
A L I N T I D I R
Rıza Zelyut GÜNEŞ Gazetesi 21-22 Şubat 2012
http://www.gunes.com/2012/02/21/yazar/1988/riza_zelyut/sike_savcisi_nerede_duruyor_.htm
http://www.gunes.com/2012/02/22/yazar/1997/riza_zelyut/suc__sike_mi_cete_mi_.htmll

2012
2011