
Ben yazmaya çalışacağım bu yazı dizisinde Haluk Ulusoyun seçimle Futbol Federasyonu Başkanı olduğu 22 Aralık 1997 den Ocak 2006 tarihine kadar geçen süreçte gerek Süper Lig de gerekse genel futbol ailesi içinde neler yaşandığını aktarmaya çalışacağım.Bazı maçlarda yaşananlara değineceğiz.O günleri yaşayan başkan-futbolcu-hoca-federasyon-siyasetçi ve gazetecilerin yaşadıklarını düşüncelerini aktaracağız.
Belki uzun bir yazı dizisi olacak.Ancak oldukça genç bir nüfusa sahip olmamız ve gençlerin o dönemi yeterince bilmiyor olabilecekleri düşüncesi ile okunulması gereken bir yazı dizisi olacağını düşünüyorum.Günümüzde yaşanılan süreçte yapılacak olan TFF seçimleri öncesinde bir kısım insanın yeniden Haluk Ulusoy u başkan olarak görme isteğide bu yazının yazılmasını kaçınılmaz hale getirmiştir.
Haluk Ulusoyun seçimle iş başına geldiği dönemde Fenerbahçe Mosheu ve Faruk transferleriyle güçlenmiş ve ilk yarıyı Galatasarayın 6 puan önünde tamamlamıştır.Şampiyonluğun favorisi konumundadır ve yapılan anketlerde şampiyonluk yolundaki rakibi Trabzonspor olarak gösterilmektedir.
İkinci yarının başlamasıyla birlikte, 17 Ocak 1998’de Fenerbahçe, 10 kişi kaldığı karşılaşmada Gaziantep deplasmanından 2-0’lık yenilgiyle dönerken Otto Bariç hakem Metin Tokat’ı suçlar:
“Samsun maçını yöneten yine bu hakemdi ve üç penaltımızı vermemişti. Bu kez de B.Saffet’e yapılan faulleri çalmadı. Hakem kendini sorgulamalıdır”
Ulusoy’un Fenerbahçe ile ilk sürtüşmesi yine havuz konusundan olur. 5 Şubat 1998 tarihinde, Federasyon’un Fenerbahçe – Altay maçını kasıtlı olarak saat 14.00′e aldığını ileri süren Başkan Ali Şen, “Maçın saat 14.00′te oynanması demek UEFA yayın kurallarına göre o maçın yayınlanmaması demektir. Federasyon bu kararla milyonlarca vatandaşı hem karşısına aldı, hem de alay etti. Futbol Federasyonu kimin federasyonudur? Halkın sırtından para kazanmak isteyenlerin mi, yoksa kulüplerin ve halkın federasyonu mudur? Futbol Federasyonu ne yazık ki, hiç bir sorunun altından kalkmadığı gibi, yeni sorunlar üretmekte çok usta” der.
Başkan Ali Şen TFF Başkanı Haluk Ulusoy’a basın ve yayın yoluyla hakaret ettiği gerekçesiyle, tedbirli olarak disiplin kuruluna sevkedilir. 10 Şubat tarihinde Disiplin Kurulu Ali Şen’e 6 ay hak mahrumiyeti cezası verir.
10 Şubat 1998 tarihinde Trabzonspor ile Fenerbahçe arasında oynanan Türkiye Kupası çeyrek final rövanş karşılaşması, tribünden atılan bir taşın Teknik Direktör Otto Bariç’in sırtına gelmesi yüzünden bitime 17 dakika kala tatil edilir. Bordo – Mavili takımın Vugrinec’in golüyle 1 – 0 önde götürdüğü maçta Uche’nin kırmızı kart görmesinden sonra saha içindeki gergin durum, tribünlere yansır. Oyunun durduğu bir anda futbolcularıyla konuşmak için saha kenarına gelen Bariç, sırtına gelen bir taş yüzünden yere yığılır.
Bir süre yerde kalan Hırvat teknik adam, daha sonra ambülansla hastaneye kaldırılır. Bu arada ortam daha da gerginleşince sarı – lacivertli futbolcular da kaçarcasına soyunma odasına giderler. Bir süre sahada futbolcuların dönmesini bekleyen hakem Murat Ilgaz, yardımcıları ile birlikte soyunma odasına inerek Fenerbahçeli yöneticilerle görüşür ve takımın sahaya çıkmasını ister.
Hakem Murat Ilgaz’ın bu isteğine rağmen Sarı – Lacivertliler, can güvenliklerinin olmadığını ileri sürerek, sahaya çıkmayacaklarını söylerler. Murat Ilgaz’ın ısrarları ve “Eğer sahaya gelmezseniz 3 – 0 hükmen yenik sayılırsınız” şeklindeki sözlerine rağmen Fenerbahçeliler dönmeyeceklerini belirtince Murat Ilgaz, karşılaşmayı tatil ettiğini açıklar ve Sarı – Lacivertli kafile Avni Aker Stadı’nı geniş güvenlik önlemleri altında terk ederler.
Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy, Trabzon’daki olayların çok çirkin olduğunu belirterek şunları söyler:
“65 milyon insan gibi ben de üzüntüden kahroldum. Fenerbahçe’nin içişlerine karışmak düşüncesinde değilim ancak sahadan çekilmeleri son derece yanlış. Bariç’ de olayı fazla abarttı, o nasıl taştır ki, saha kenarındaki antrenörü 3.5 metre ileri uzatabiliyor? Bunu Magnum mermisi bile yapamaz. Avrupalı bir hocanın bu olayı, bu kadar büyütmeye ve ajite etmeye neden gerek duyduğunu anlamak mümkün değil”
Karşılaşmanın hakemi Murat Ilgaz’ın Federasyona ulaşacak raporunda “Fenerbahçeli futbolcular yaptığım uyarılara rağmen sahaya dönmeyince maçı tatil ettim” diye yazdığı öğrenilir. Ilgaz’ın raporu:
“Maçın 74. dakikasında Bariç’in yerde yattığını gördüm. Yanına gittim, sahanın dışına alınmasını ve ortalığın yatışmasını bekledim. Bu bekleyişim 15 dakika sürdü. Daha sonra Bariç’i ambulansla dışarı çıkardılar. Bu arada Fenerbahçeli futbolcular da sahayı terk etmek istedi. Kaptan Rüştü ve Menacer Serkan Acar’a kurallara göre maçın devam edeceğini söyledim. Ancak onlar soyunma odasına gitti. Bir süre sahada bekledim ve arkadaşlarımla birlikte soyunma odasına indim. Kendilerini tekrar kurallara göre sahaya davet Orada da sahaya dönmeyeceklerini bildirince maçı tatil ettim”.
Fenerbahçe Teknik Direktörü Bariç’in tribünlerden atılan taşla birlikte yere yığılması ve sahayı sedye ile terk etmesinden sonra Sarı – Lacivertliler’in sahaya çıkmaması sebebiyle, futbol Müsabaka Talimatı’nın 25. maddesinin 2. bendinin a fıkrasına göre Sarı – Lacivertli takımın hükmen mağlup ilan edilmesi beklenmektedir. Trabzonspor ise olay münferit bir hareket olduğu için en fazla para cezası alacaktır. Aynı maddenin b fıkrasına göre de Fenerbahçe, bir sonraki sezon Türkiye Kupası müsabakalarına alınmayacaktır.
Ali Şen;
“Gün çok güzel başlamıştı. Trabzonsporlu taraftarların arasında sevgi dolu dakikalar geçiriyorduk. Ta ki, o taş atılana kadar. Soyunma odasına indiğimde takımı sahaya çıkarmak istedim, ancak futbolcular yaşadıkları atmosfer nedeniyle maçı oynamak istemediler. Bunun üzerine toplantı yapıldı ve sahaya çıkılmayacağını hakeme bildirdik”.
Asbaşkan Vefa Küçük;
“Vahşet yaşadık. Otto Bariç’e atılan taş ikiye bölündü. Birini polis cebine attı. Kale arkasında Trabzonlular kartopunun içine taş koyup Rüştü’ye attılar. Hakem maç boyunca acizdi”.
Kaptan Rüştü;
”Hocamıza yapılan olaydan sonra can güvenliğimiz olmadığı için soyunma odasına gittik. Teknik Direktör de bir oyuncudur. Onsuz devam edemezdik. Eğer o taş hakeme gelseydi ne karar verecekti”.
Kulüp Doktoru Cengiz Dinç;
“Atılan taş Bariç’in belkemiğinin sağ tarafına kaburgaların hizasına gelmiş. Bu nedenle Bariç nefes alırken, batma ve hareketleri sırasında ise ağrı hissediyor. Röntgenler çekildikten sonra kırık olup olmadığını anlayacağız”.
Sarı – Lacivertli oyuncuları taşıyan otobüs yolda taşlanmaya devam edildi ve camları kırıldı.
TFF 14 Şubat tarihinde, 3813 sayılı kanunla ilgili madde gereğince Fenerbahçe’nin 3-0 hükmen mağlup sayılması ve bir yıl kupalardan men edilmesine, Fenerbahçeli idareci Serkan Acar’ın takımı sahadan çektiği için ve Trabzonspor Kulübü’nün de sahaya atılan taşlar nedeniyle disiplin kuruluna sevk edilmesine karar verir.
Ertesi gün Fenerbahçe’nin tarihini değiştirecek olan, ancak o günlerde henüz bilinmeyen bir olay gerçekleşir: kongrede Aziz Yıldırım, Vefa Küçük’ü bir oy farkla geçip Fenerbahçe’nin 38. başkanı olur.
Devam edecek...
K I S M E N A L I N T I D I R

2012
2011